Uzay [Vikipedi]
01 Haziran 2008 10:17 | Muncur | 0 yorum
| etiket:
almanya, ay, füze, gözlemevi, teleskop, uydu, uzay
Uzay çok eski dönemlerden beri insanların büyük ilgisini çekmiş,
sonu olup olmadığı; varsa, sınırlarının nereye kadar uzandığı
bilginleri ve felsefecileri yakından ilgilendirmiştir. Uzayda yer alan
gökcisimlerinin incelenmesi, bunların hareketlerinin diğer
gökcisimlerinin davranışlarına yaygınlaştırılması, uzay hakkında çok az
da olsa kimi fikirlerin ortaya atılmasını sağladı. Çağlar geçtikçe
insanların daha güçlü teleskoplarla
uzayı incelemesi uzay hakkındaki bilgileri artırdı. Uçan cisimlerin
ortaya çıkmasıyla Dünya'yı çevreleyen yakın uzay hakkındaki bilgiler,
daha da artmaya başladı. Nihayet, güçlü füzeler, yapma uydular, Ay'a insanlı ya da insansız araçlar gönderilmesi, Güneş Sistemi içinde yolculuk yapacak yapma uyduların geliştirilmesi, çok güçlü radyoteleskoplarla
uzayın derinliklerinin araştırılması, 20. yüzyılın ikinci yarısında
insanlığın uzay hakkındaki bilgilerini önemli ölçüde genişletti. Bu
arada teorik fizik ve astronomi
konusunda devrim yapacak görüşler ortaya atan Einstein gibi bilginlerin
uzay konusunda ortaya attıkları pek çok kuram, gözlemcilerin uzay
üzerine verdikleri bulguların mantıklı bir şekilde açıklanmasını
sağladı. Uzay konusundaki ilk sağlam bilgiler, 19. yüzyıl sonu ile 20.
yüzyıl başında, özellikle kuzey ülkelerinde kurulan gözlemevleri
sayesinde alındı. ABD'nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Palomar Gözlemevi,
Dünya'da mevcut gözlemevlerinin en büyüğüdür. Buradaki aynalı
teleskopun çapı 5 m., yüksekliği 40 m.dir. Bu gözlemevlerinde uzaydaki
gökcisimlerinin kütlesi, hacmi, ışığının şiddeti vb. incelenmektedir.
Uygulamalı fiziğin geliştirdiği tayf (spektrum) analizi, uzaydan gelen ışıklardan, cisimlerin hangi elementlerden oluştuğunu göstermektedir. 1932'de K. G. Jansky adındaki bir mühendisin rastlantı sonucu bulduğu uzaydan gelen radyo
yayınları, daha sonraki yıllarda radyoteleskopların doğmasına ve uzayın
derinliklerinin dinlenmesine, bu radyo yayınlarının kaynaklarının ve
nedenlerinin bulunmasına yol açtı. II. Dünya Savaşı sırasında Almanların geliştirdiği V-1 ve V-2 füzeleri daha sonraki yıllarda uzayın keşfi için yapılacak çalışmalarda büyük bir adım oldu. 1947-1956
yılları arasında özellikle ABD, uzay çalışmalarına büyük hız verdi.
Yapılan uzay uçuşu denemelerinin hiçbiri bir uzay aracını yörüngeye
oturtmayı başaramadı. Bu arada SSCB, 1957 yılında üç kademeli Vostok füzeleri ile "Sputnik"
adındaki ilk yapma uyduyu Dünya çevresinde yörüngeye oturtarak uzay
yarışında öne geçti. Uydulardan elde edilen uzay üzerine bilgiler,
canlıların, özellikle insanların uzayda yaşayabilmeleri için hangi
koşulların yerine getirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Böylece uzay
tıbbı doğdu ve gelişti. Uzayda ilk insan ise 12 Nisan 1961 tarihinde SSCB'nin uzaya gönderdiği Yuri Gagarin
oldu. Bu arada, insanların uzay boşluğuna yerleşmelerini sağlamak,
uzayı uzaydan izlemek, Dünya üzerinde haberleşme kolaylıkları sağlamak
için binlerce uydu yörüngeye yerleştirildi ya da uzayın boşluğuna
fırlatıldı. Nihayet 1969 Temmuzu'nda Ay'ın ABD'li astronotlar tarafından fethedilmesi, uzay çalışmalarında en önemi adımlardan biri oldu. Günümüzde uzay yarışı büyük bir hızla sürmektedir.
